15 Eylül 2012 Cumartesi

MİZAH

FIKRANI YAZ YOLLA BİZE  (en alta yorum olarak yazabilirsin...)
Diğerleri Alt Satırlarda



Hikâyeromankomedi, nükte, fıkra, hiciv, taşlama gibi şekillerde karşımıza çıkan bu eserlerin en önemli özelliği espri adı verilen can alıcı noktanın eserin ayrıntıları arasında büyük bir yetenekle gizlenmesi, tam sırası gelince de beklenmedik bir anda söylenmesidir.
En kaba şakadan en ince espriye kadar bütün mizah örnekleri, birbiri ile uyum içindeki olaylar arasındaki çelişkinin birdenbire ortaya çıkarılmasına dayanır. Mizah gelenek ve kuralların sorgulanmasında önemli bir rol oynar. İki amacı vardır, saldırma ve savunma. İnsanın topluca yaşamaya başladığı dönemle birlikte mizah da otaya çıkmıştır. Kentleşmeyle birlikte daha soyut ve dolaylı bir özellik kazandı.
Mizahı bedensel şiddetten ayırıp keskin dilli bir sanata dönüştüren Atinalılar olmuştur. Ortaçağda kilise ve kralları alaya alan masallarıyla şenliklerde halkı eğlendiren öykü anlatıcıları jonglörler ve gezgin minstrel’le birlikte açık cinsel çağrışımları da olan yeni bir mizah türü yaygınlaştı. 20. yüzyılda yeni bir mizah türü doğdu. Komik öğelerin yanı sıra ürkütücü ve korkunç öğelere de yer veren kara mizah ortaya çıktı. Siyasal mizah da bu dönemde önem kazandı.
Türk mizah ustalarından Rıfat Ilgaz mizah için şöyle der: Mizah diye bir yazı türü yoktur. Yazı türü romandır, öyküdür, köşe yazılarıdır, anılardır. Mektup bile bir yazı türüdür de, mizah bir yazı türü değildir. Tür olsaydı tekniği olurdu.
Mizah bir biçemdir. Topluma bakış açısıdır. Mizah şiir, öykü, roman olabilir: Tür değil, biçimdir. Mizacımızdan gelen bir özelliktir, bir çeşnidir. Yazı türleri beceri ister, teknik ister. Bunları sağladın mı başarı tamdır. Mizah ne ister? Mizah insanın mizacından geldiği için bilgi değildir, edinilemez. Teknik de değildir. İnsanın yaradılışında bu özellik varsa mizah başarılı olabilir.

mizah.milliyet.com.tr
























Tetris

Temel ve arkadaşları dama çıkarlar ve birer birer aşağı atlarlar.Biri sağ kolunu açıp atlar,biri iki kolunu açıp atlar ,biri yatay atlar ve böyle böyle gider.Biraz sonra olaya müdahale için ekipler gelir ve sorarlar: -Ne yapıyorsunuz oradaı Temel cevap verir: -Ha uşağum tetris oynayrus.

Yahudi


omada dünyaca ünlü San Pietro Kilisesinde büyük bir
pazar ayini...Görkemli bir dinsel tören. Papa bile
katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi... Kilisenin
içi de dışı da tıklım tıklım.. Bu arada kilise
kapısında iki adam özellikle dikkati
çekiyor...İkisinin de boynunda kocaman birer levha
asili..Birinde " Ben koyu bir Hristiyanim ,Lütfen bana
yardim ediniz " yazılı. Ötekinde ise sadece " Ben koyu
bir Yahudiyim " yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar
Hıristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve
ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler
veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise
siftah yok.Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri
"Yahudiyim " yazısı taşıyana sokuluyor." Bana bak
kardeş " diyor, "..dürüstlük iyi bir şey , ama
binlerce Hıristiyan kiliseden çıkarken , senin Yahudi
olduğunu boyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de
akıllıca bir h! areket değil. Bak kimse sana para da
vermiyor zaten. Bence çıkar o yazıyı boynundan sen de
su Hıristiyan gibi..." deyince , Boynunda " Yahudiyim
" yazılı adam " Hıristiyanım " yazılı olana donup
sesleniyor :
- Heey !. Salamon !. Herife bak be !. gelmiş bize
ticaret öğretiyor.



Büyük Kazalara Karışmıyoruz<<


adamın işi varmış,ankaraya gidiyormuş,tam uçağa binecekken kulağında bir ses;
-binme,bu uçak düşecek
dönmüş bakmış kimse yok ama içine bir kurt düşmüş,uçağa binmemiş
ikinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış
uçak düştü,kurtulan olmadı
koşmuş Haydarpaşaya bilet almış,tam trene binecek aynı ses kulağında;
-binme bu trene,raydan çıkacak...
dönmüş bakmış yine kimse yok,trene binmemiş eve dönmüş
sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş;
-tren eskişehirde raydan çıktı,şu kadar ölü,şu kadar yaralı
koşup otobüse bilet almış;tam binecekken yine o ses
-freni patlayacak
dönmüş bakmış yine kimse yok
dayanamamış bağırmış
-sen kimsin yahu ?
ben senin altıncı hissinim...
adam iyice kızmış :
-ulan evlenirken neredeydin?
o ses yine dalgalanarak söylenmiş;
-büyük kazalara karışmıyoruz


Offfffff Offfffffff


ADAM barda oturuyor. Onunde bir turlu icemedigi icki bardagi, surati asik... O sırda barın kapısı açılmış külhanbeyi tavırlı bir adam, hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş..Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra Neden böyle surat asıyorsun yoksa gemilerinmi battı?. O da başlamış anlatmaya
-Sorma tahlisiz bir adamım, sabah karımla kavga ettim beni evden kovdu,O sinerle geç kaldım işime, patronum bahane arıyordu beni işten çıkarttı.İşten çıktım yolda araba çarptı,Eve gittim karımı başka erkekle yakaladım. Bu kadarı fazla deyip kendimi öldürmeye karar verdim tabanca tutukluk yaptı tavana asacaktım ip koptu. Doğalgazla öldüreyim dedim fatura ödenmediği için gaz kesikti..Eczaneden fare zehiri içecektim geldim bara sen geldin içki bardağıma zehiri koydum. Onuda sen geldin içtin...offffff...offfffffff



1 yorum:

murat kırımlı dedi ki...

fotografsanattir.blogspot.com

FOTOĞRAF HAYATTIR

HER FOTO Bİ SANATTIR

Manzara

Manzara
MANZARA